13 Eylül 2015 Pazar

İSTANBUL'DA GÖRÜLMESİ GEREKEN 5 MEKAN

      2 aylık İstanbul staj maceramda elimden geldiğince gezilmesi gereken tüm yerleri gezip deneyimlemek istemiştim. İnternetteki neredeyse tüm İSTANBUL'DA KAHVALTI YAPILACAK, KAHVE İÇİLECEK BİLMEM KAÇ MEKAN; İSTANBUL'DA YAPMADAN DÖNME gibi başlıklı listeleri okudum. Gezi konusunda çok sistemli biriyimdir. Her gün akşam staj çıkışı hazırladığım listeye göre tarihi yerleri ya da hoşuma gidebilecek mekanların mimarisini görmeye, yemeklerini tatmaya gidiyordum.



                                                            Bu sadece bir kısmı. 
Her zaman çantamda not defterimle gezerim. Gideceğim yerleri seçerken eğer hafta içi ise stajdan geç çıktığım için genelde Avrupa yakasındaki yerleri geziyor, hafta sonu Anadolu yakasına geçiyordum. 
İstanbuldaki en sevdiğim etkinlik tabi ki bir Ankaralı olarak vapura binmek!    
Vapura binip içerde oturanlar çıkın bu blogdan!

Böyle başlangıç olarak blog yazmaya karar verdiğim zamanlardan kendim resim çektiğim yerleri tercih ettim .

LOKMA

Burayı ablam sayesinde ekledim listeye. Ablamın kısa süreli İstanbul ziyaretinde elimizde olan tek beraber kahvaltı şansımızı iyi değerlendirmek istedik. Daha sonra baktığım kahvaltı listelerinde de sürekli gördüm. Peki neden bu kadar seviliyor?
      Gittiğimiz anda zaten kendimizi sıra beklemeye hazırlamıştık. Kapıda isimlerimiz alındıktan sonra sıra bekleme koltuğuna alındık fakat önümüzde 7 8 kişi olmasına rağmen çok hızlı sıramız geldi. 
Mutluluğumu görebilirsiniz:)

         Menüler geldiğinde neden bu kadar sevildiğini biraz daha anladım. Kahvaltıda yediğiniz her şey için ayrı bi' seçenek var. Yani nedir bu ortaya kendi serpme kahvaltınızı oluşturuyorsunuz.
        Peynirler için ayrı seçenekler, zeytinler için ayrı, yumurta için ayrı seçenekler var.
Biz ortaya börek, peynir, bal kaymak tarzı şeyler söyledik ve BAYILDIK. Her şey o kadar tazeydi ki ekmeğine kadar kucaklamak istedim. Tabi manzarası da seçilmesindeki önemli nedenlerden.
Rumeli Hisarı'nda bulunuyor ve denizi görerek sabah kahvaltınızı yapıyorsunuz. Fiyatlar diğer kahvaltı mekanlarına göre biraz daha fazla yani peynire 6 7 lira vermek bi ikileme düşürebilir ama biz bayıldık ve hiç pişmanlık yaşamadık.
      Buradan çıkışta bizim gibi yürüyerek Bebek'e inebilirsiniz. Sahilde yürüyerek aldığınız kalorileri yakıp üstüne Bebek Starbucks'da denize karşı birer kahve içebilirsiniz 
Ablam da manzaranın keyfini çıkartanlardan

J'ADORE CHOCOLATİER

         Yeri Taksim Asmalı Mescit'te ve kuzenime de çok yakın olduğundan sık sık gittiğim; dekorasyonuna, tatlılarına bayıldığım bi yer burası. Taksim'in hengamesinden kaçıp sakin ve huzurlu bir yere girmek bana çok iyi geliyor.
       İçeriye girdiğinizde yoğun ve tatlı bi çikolata kokusu duyuyorsunuz.
Üst kata çıktığınızda tavanı engin, loş ve hafif, genelde fransızca müzikler çalan bir ortam var.
     Hep sıra olduğunu söylüyorlar ama benim şansımdan mıdır bilmem hiç sıra beklemedim gittiğimde. Eskiden sıcak şarap da veriyorlarmış ama artık kaldırılmış.
Bana göre bir Jadore klasiği Oh La la Beatrice
Çalışanları da çok ilgili ve gittiğinizde çoğu masanın beatrice yediğini göreceksiniz!

Souq KARAKÖY

    Burayı kuzenim sayesinde keşfettim. Kendisi de tasarımcı ve İtü mimarlık mezunu olduğu için ufkumu açacak gezmeye değer yerler bulmam konusunda çok yardımcı oldu. Ufak mimari teknik geziler yaptık hafta sonlarında!
   Sokağa girdiğiniz anda tasarım panayırı havasını hissediyorsunuz. Dışarıda müzik eşliğinde limonata gibi şeyler satılırken içeride çantadan kıyafete ev dekorasyonuna kadar bir çok şey var. Farkli tasarımları bulabileceğiniz bir yer burası klasikleşmiş markalardan uzak. 
    Gelen tasarımcılar satış yapılan yerin süslemelerini de kendileri yapıyor. Eski depo, hangar, tren istasyonu gibi yerlerin loft tarzda kullanılıp bu tarz etkinlere ev sahipliği yapmasına bayılıyorum
        



SENSUS ŞARAP&PEYNİR BUTİĞİ

       Ablam ile Galata turumuzun sonunda gittiğimiz bir yer. İkimizde şarap sevdiğimizden her zaman aklımızdaydı burası. 
       300e yakın şarap çeşitleri var. Biz garsonlarına da danışarak kendi yaptıkları kırmızı şaraplardan tercih ettik. Bi çok şarap evinin aksine yaş ortalaması çok yüksek değil. Her kesimden insan geliyor yani. 
          Fiyatları çok uygundu. Ortaya söylediğimiz peynir tabağına bayıldım!  Gelen ekmeği de kendileri yapıyormuş. Biz göremedik ama bazı günler piyano eşliğinde şarap içebiliyorsunuz.
Dekorasyonuna gelince bembeyaz bir yer burası. Müzikler de yine alçak ve hafif tempolu rahat rahat muhabbet edebilirsiniz. Yeri de hemen Galata Kulesi'nin çaprazında. Yalnız mekan 22:30 gibi erken bir saatte kapanıyor. Tadı damağımızda kaldı sizin aklınızda olsun bizim gibi geç gitmeyin.
ESPRESSO LAB

         Burayı benim için özel yapan şey ilk blog yazmaya burada karar vermem. O yüzden de bir sürü resim çektim.
   Taksim'in hemen girişinde olduğundan kolaylıkla bulabileceğiniz bir yer. İçerisinin dekorasyonunun harika olmasına rağmen yazın gittiğimiz için teras katını tercih ettik

Dünya haritasında kahvecinin bulunduğu yerler kırmızılarla işaretlenmiş. Dışarısın da dekorasyonu hiç fena değil yani!

   Damıtma kahveyi ilk kez gördüğüm yer burası. Genelde karamelli kahveler sevdiğimden denemiyorum ama filtre kahve tarzı sert içimli kahvelerden hoşlanıyorsanız bayılacağınıza eminim. Daha sonra bu kahve çeşidini Hisar Üstü'nde de gördüğüm için bi ben mi bilmiyorum diye düşündüm.
      
Çalışanları çok kibar ve yardımsever. Biz çekim yaparken çok eğlendik

Burada bir de beni tek çek pozuyla geliyor!

İçerisinin de dekorasyonun harika olduğunu söylemiştim


Duvarlarında sizler için küçük notlar saklı



Bu da bizden gelsin. Teras çok güzel gelsenize!






Bu seriye devam edeceğim ama 5 mekan yazmak bile beni çok yordu. Böyle 5ser 5ser part olarak devam edeceğim. Ankara ve Adanayı da yapayım diyorum. Önerilerinizi herhangi bir sosyal ağımdan da iletebilirsiniz :)



   

4 yorum: